BAHAR GELDİ MANDALALARA

2016-04-25 16.04.06

Ve bir adam şöyle dedi : ” Bize kendini bilişten bahset “

Ve o cevap verdi:

“Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin sırrını sessizce bilir.

Ancak kulaklarınız, kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur.

Düşüncelerinizde daima bildiğinizi, kelimelerde de bileceksiniz.

Rüyalarınızın çıplak bedenine parmaklarınızla dokunabileceksiniz.

Ve böyle de olması gerekir.

Ruhunuzun saklı kaynağı yükselmeli

ve çağıldayarak denize doğru koşmalı;

Ve o zaman sonsuz derinliğinizin hazineleri

gözlerinizin önüne serilecektir.

Ancak bilinmeyen hazinenizi tartmak için tartı aramayın,

Bilginizin derinliğini ölçmeye kalkmayın.

Çünkü kişi ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir.

“Tek doğruyu buldum” değil, “Bir doğruyu buldum “deyin.

Ruha giden yolu buldum değil, 

“Kendi yolumdan yürürken ruhu buldum” deyin.

Çünkü ruh her yolda yürür,

Ruh ne bir çizgi üzerinde yürür,

ne de bir kamış gibi dümdüz büyür.

Ruh, sayısız taç yaprakları olan

bir lotus çiçeği gibi açılır.

HALİL CİBRAN

Reklamlar

Mandalala Hakkında Söyleşi

 

FB_IMG_1490887010394

Mandala hakkında konuşacağımız bir ekinliği duyurmak istiyorum sizlere.

Mandala nedir ? Ne amaçla çizilir ? Nasıl çizilir ? Kaç çeşit mandala vardır ? Çizerken hangi aşamalardan geçer ve bittikten sonra onunla nasıl iletişim kuracağız ? Bu soruların cevaplarını bulacağımız söyleşiden sonra oluşturacağımız gruplarla  önümüzdeki yeniay ve dolunay dönemlerinde birer çalışma yaparak , niyetlerimizi gerçeğe dönüştürme yolunda gayet renkli ve yaratıcı çalışmalar da yapacağız. Bu konuya ilgisi olan, merak eden herkesi bu etkinliğe bekliyorum.

Bu arada astroloji ile ilgili bir blogda mandala nın ne alakası var ? diye bir soru aklına takılanlar olabilir. Bu konuda kısaca şöyle bir açıklama yapabilirim. Mandala bizlerin iç dünyamıza  çeşitli formlar ve renkler yardımı ile ulaşmanın bir yoludur. Zihnin konuşmalarını susturarak bir dinginlik ve berrak düşünce alanına girişimizi kolaylaştırır. Her insanın hayatının çeşitli dönemlerinde tıkandığı, dış dünyada olan biten olaylardan sıkıldığı ve birazcık huzur bulmak istediği anlar ve bu anlarda içinden gönlünden geçen niyetleri vardır. Birşeyleri bırakmak isteriz bize ağırlık veren. Ya da bir şey dileriz gerçeğe dönüşsün ve bizlere biraz nefes alacak molalar oluştursun diye. Bu anlarda mandala çizmek herkese iyi gelecektir emin olun. Bunların zamanlamasını eğer astrolojik olarak uygun zaman dilimlerine denk getirebilirsek; yeniay ve dolunay gibi, yaptığımız çizimlerin etkisini arttırabiliriz. Dolunay ve Yeniay ın hangi burçta olduğu, Ay ın hangi gezegenlerle nasıl bir temas halinde olduğunu bilmemiz ve tüm bunlardan ne anlamamız gerekiyor? sorusunun cevabını bulmamız da etkili mandalalar oluşturabilmemiz için bize yardımcı olacaktır. Yani burada da astrolojiyi bir pusula gibi kullanabileceğiz.

Tutulma anları, yeni ay ve dolunay zamanları bize özel doğum haritamızda hangi alanlarda gerçekleşiyor bunu biliyorsak, hayatımızda etkili olacak bu konularda çizim yapıyor olamamız hem ruhumuza iyi gelecek hem de istediğimiz etkiyi oluşturma anlamında Mandalamızı  güçlü kılacaktır. Bu konular işimizle , ilişkilerimizle, maddi durumumuzla, çocuklarımızla, eşimizle, öğrenim alanımızla ya da kişisel duygu ve düşüncelerimizle ilgili geniş bir yelpazeye yayılabilir ve bunu da astrolojik olarak natal haritamızdan rahatlıkla tespit edebiliriz.

Doğum haritalarımız bizlere ilk nefes alışımız ile birlikte hediye edilen bir nevi yol haritası olduğuna göre bunu nasıl değerlendireceğimiz, vaad edilenleri maksimum düzeyde fark edip onları kullanmamız için evrende sayısız yollar vardır kanımca. Dua ve ibadetlerimiz, meditasyon çalışmaları, şifa kanallarına uyumlanma, zikir çalışmaları, mantralar, yoga ve benzeri uygulamalar gibi uzayıp gider bu liste. Mandala da bu çalışmalardan sadece bir tanesi. Zaten hepimizin tek ve bir kaynaktan sonsuz bir nur ile yaradılmış varlıklar olarak, tekrar aynı kaynağa dönüşümüz sırasında sayısız deneyimlerden geçeriz. Yeryüzündeki insan sayısı kadar  yol vardır, tek ve mutlak olan Yaradanımıza giden.

Mandala çizerek bir nevi özümüze doğru yapacağımız yolculuk da bizlere kim olduğumuzu ve ne için burada olduğumuzu hatırlatacaktır kanımca…

Sevgi ve ışık dolu güzel günlere….

Hülya Değer

MANDALA NEDİR ?

mandala

Son birkaç yılda birçok kitapçıda Mandala  boyama kitapları karşınıza çıkmış olabilir,hatta alıp evde kendi kendinize boyamış bile olabilirsiniz.Son derece dinlendirici ve zihni sakinleştirici bir etkinlik olması bakımından da pek çok kişi bu çalışmadan memnun kalmış olabilir.

Peki merak ettiniz mi acaba Mandala ne demektir? İlk kimler tarafından kullanılmıştır? Bunu bir terapi yöntemi olarak savunan uzmanlar neye dayanarak bunu söylüyor olabilirler?

Dilerseniz Mandala ile ilgili kısa bir yolculuğa çıkalım ve bu büyülü çizim sanatının kapılarını biraz aralayalım.

Mandala; daire, yuvarlak, bütünlük, tamamlanma, tamlık anlamlarına gelen Sanskritçe bir sözcüktür.

Manda : Enerji, öz /  la : Kap   olarak çevirdiğimizde, Mandalayı “özü içeren, özü içinde tutan kap “ olarak çevirebiliriz. Kağıdınızı kaleminizi elinize alıp,tamamen konsantre olup bir mandala çizdiğinizde, ortaya çıkan o çizim sizin enerjinizi yansıtır, bilinç altınızdaki en derin “öz” yapınızı kağıda dökmüş olursunuz. Üstelik de bunu yaparken renklerin ve geometrik şekillerin büyülü dünyası ile keyifli bir yolculuk da yapmış olursunuz.

Mandalanın ilk örnekleri nerede ortaya çıkmış diye araştırdığımızda ta ilk çağlarda mağara duvarlarında, insanların arzu ettikleri nesnelerin resmini yapıp, etrafını bir daire ile çizerek sabitlediklerini görüyoruz. Bu bazen avlamak istedikleri bir hayvan bazen de sahip olmak istedikleri bir bebek resmi olabiliyormuş. Mandalalar Asya ve Uzakdoğu’nun pek çok bölgesinde din ve ruhanilik ile bağdaştırılsalar da; Hindu kozmolojisinde, Avustralya yerlilerinin kum resimlerinde, antik Maya mimarisinde, eski Kelt, Roma, Yunan ve Mısır sanat eserlerinde kullanılmıştır. Hatta Osmanlı döneminde de tezhip sanatında, çini eserlerde, Padişahların savaşta korunması için hazırlanan tılsımlı gömleklerde de Mandalanın izlerini bulabiliriz.

Mandalanın ne olduğunu anladığınızda, özellikle kutsal olarak bilinen mekanlarda mandala desenlerinin var olduğunu ilk bakışta mutlaka farkedeceksiniz. Bu aynı zamanda şunu da göstermektedir. Eski zamanlardan beri aslında bizler mandalanın enerjisini sezgisel olarak biliyor ve bunu da yaşam alanlarımızda da farkında olarak veya olmayarak kullanıyoruz. Anadolu’da kadınlarımızın dokudukları kilimlerde,annelerimizin ördüğü dantel motiflerde mandalanın izlerini görebiliriz.

Mandala bir çeşit meditasyondur.  Mandala çizerken içimize, özümüze doğru bir yolculuğa çıkarız, mandalayı yaparken  hislerimizi, dileklerimizi bu mandala tarafından tutulduğuna inanarak oluştururuz. Güzel enerjiler yüklediğiniz bir mandalayı tılsım gibi üzerinizde taşıyabilir ya da duvarımıza asabileceğimiz gibi, olumsuz enerjileri aktardığınız, bırakmak ve terk etmek istediğimiz alışkanlıklarımızı ve duygularımızı  aktardığımız mandalaları da yakıp küllerini savurarak sembolik bir şifalanma süreci yaratabiliriz.

İsviçreli dünyaca ünlü psikiyatrist olan Carl Jung Carl Jung, Mandalaları, bir bütünlük potansiyeli olacak şekilde kişinin kendi içsel durumunun bir sembolü olarak görmüştür ve terapilerinde Mandala dan faydalanmıştır. Jung, hastaları tarafından oluşturulan mandalalarda  hastalarının en çok zorlandığı içsel çatışmalarının izlerini sürmüş ve bu sorunlarının aşılmasında ipuçlarını değerlendirmiştir. Kendisi de her gün bir mandala çizerek, kendi dönüşümünü gözlemlemiştir. Carl Jung’a göre, “mandala, bütünlüğün kendisinin psikolojik olarak ifade ediliş şeklidir”

Mandala çizmenin sayısız faydalarından birkaçını da belirtmek isterim.

Mandala çizerken zihnimiz sakinleşir.  İçimizde bizi rahatsız eden sesleri, karmaşayı susturmayı sağlar. Bu rahatlama ile içimizdeki var olanı dinlemeye ve anlamaya yöneliriz. Böylelikle de ruhsal dinginliği elde ederiz. Adeta özümüze doğru bir yolculuk yaparız çizim esnasında.

Mandala çizimi ile o an ki duygularımızı dışarıya yansıtırız. Yani kendimizi ifade ederiz. Kendini ifade ile kendimizle olan ilişkimiz de güçlenmiş olur. Günümüz insanının en büyük sorunlarından biri aslında kendi özü ve özünde yatan en derin duygularından kopuk yaşamasıdır sanırım. Günlük hayatın sorumlulukları, egonun istekleri, yaşamın isteklerimiz karşısında bize sundukları her geçen gün bizi biraz daha öz varlığımızdan uzaklaştırmakta maalesef.Mandala çizerek önemli bir ilişki başlatırız ki iletişimde  en değerli hedef kitle olan ”kendimiz” ile.

Mandala çizmek bütünlüğü görmemizi sağlar.   Bütünlüğü görmemiz ise farkındalığımızı arttırır. Kendi gerçeğinin farkındalığında olan insan ise dinginlik ve huzur içinde hisseder ve berrak bir düşünce yapısı geliştirir.

Bilinç altımızda tuttuğumuz enerjiler mandala çizerken serbest kalır ve kağıt üzerine akmaya başlar.Bunu yaparken müthiş bir konsantrasyon gerekmektedir ki tek başına bu bile müthiş sonuçlar ortaya çıkartabilir. Sabırlı olmayı öğretir mesela. Minicik bir noktadan başlayan ve gittikçe gelişen dairesel form, her defasında titiz ve dikkatli olmayı gerektirir bütünlüğün bozulmaması için.

Dikkat dağınıklığı olan, konsantrasyon yeteneği zayıf olan bir çok kişi Mandalanın bu özelliğinden faydalanabilir. Hatta gözlemlediğim kadarıyla pek çok anaokulunda küçük yaştan itibaren çocuklar bu çalışmayı yapmaktadırlar.

Peki, çizimi nasıl yapılır?

Piyasada bulunan pek çok Mandala kitabı, hazır olan formların boyanması üzerine oluşturulmuş. Elbette bunları alıp boyamak da kişinin rahatlamasına, stresini boşaltmasına aracılık edebilir fakat aslında bunu bir meditasyon yöntemi olarak kullanmak istiyorsak kendimiz çizim yapmalı ,istersek de renklendirmeliyiz.

Öncelikle bilmeniz gereken şudur; mandala çizmek için herhangi bir yeteneğe gerek yoktur. “Ben çöp adam bile çizemem ,bunu nasıl çizeceğim” diye düşünüyor olabilirsiniz. Size söyleyeceğim Mandala çizmek için elinizin kalem tutması yeterli.  Bir kağıt, kalem, pergel ve cetvel (başlangıçta) sadece bunlar gerekiyor çizim öncesinde  Ve tabi ki olumlu niyetlerinizi ve cesaretinizi de yanınıza almalısınız.

Mandalalar her zaman dairesel formdadırlar. Çalışacağımız kağıdın tam ortasına bir nokta koyarak başlarız. Buna BİNDU noktası denilir. Mandala, merkezden bir nokta ile başlayarak genişleyen, birbirinden farklı sembollerin simetrik tekrarı ile bir araya gelmesiyle bütünü oluşturacak ve hangi niyetimize bağlı olarak çizdiğimize göre biçim alacaktır. Yani ya bunu gözümüzün önüne asıp niyetlerimizi gerçeğe dönüştürecek bir nesne haline getirecek ya da bırakmayı arzu ettiğimiz şeyleri kodlayarak,yakıp küllerini evrene savuracağız..

Hepimize Mandalanın büyülü dünyası ile tanışıp, kendi gerçekliğimize yaratıcı ve renkli bir yolculuk yapacağımız güzel günler diliyorum.

HÜLYA DEĞER